Yönetim Kurulu Başkanının Mesajı

   Geride bıraktığımız 2016 yılı dünyanın bazı bölgelerinde büyük durgunlukların yaşandığı, Avrupa ülkelerinde ekonomik sorunların ortaya çıktığı, Ortadoğuda ise siyasi reformlarla birlikte büyük toplumsal değişimlerin yaşandığı ve ileriki yıllarda yaşanacağına dair ipuçlarını gösteren bir yıl oldu. Yaşanan bu gelişmelerin yansımaları  gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılıklar gösterdi.

Küresel finansal kriz sonrası ekonomik koşullarda toparlanmalar devam ediyor. Global ekonomik toparlanma beklenenden daha iyi gerçekleşmiş ancak dünyada değişik toparlanma süreçleri ortaya çıkmıştır. Gelişmiş ülkelerde daha yavaş bir iyileşme süreci gözlemlenmesine rağmen çoğu gelişmekte olan ülke güçlü bir büyüme dönemine girmiştir. Küresel ekonomik düzen çok kutuplu bir yapıya dönüşmüştür.

Yeni küresel yapı içinde Türkiye daha büyük ve daha aktif bir role sahip olmaya başlamıştır. Komşu bölgelerde yaşanan ve yaşanmaya da devam edecek olan zorluklara rağmen Türkiye sahip olduğu istikrarlı yapı ve büyüyen ekonomisi ile uzun yıllardır örnek aldığı ülkelere örnek teşkil eden bir ülke konumuna gelmiştir.

Küresel ölçekte  Türkiye’ nin en istikrarlı ekonomilerden birine sahip olmasındaki başlıca etken kararlılıkla  uzun vadeli politikalar uygulamış olmasıdır. Bu başarılı tablonun arkasında kamu ve bankacılık sektöründeki güçlü mali yapı, küresel finansal daralmadan gelen güçlü baz etkisi, uygulanan gevşek para politikası, düşen reel faizler,şirketlerin ve hane halkının artan kredi kullanımının ve stok artışlarının desteğiyle iç talepte ve dış talepte yaşanan güçlü büyüme vardır.  Bununla birlikte global risk iştahında yaşanan artış paralelinde Türkiye’ ye giren yabancı sermayede de artış olmuştur.

Ülke olarak sahip olduğumuz hızlı büyüme potansiyelini değerlendirebilmek için sürdürülebilir kaynaklar yaratmaya ihtiyacımız var. Türkiye’nin, ihtiyacı olan yatırımları gerçekleştirmesi için net sermaye ithal eden ve dolayısıyla cari açık veren bir ülke olması doğaldır. Ancak, hedefimiz, bu açığın makul düzeyde tutulması, orta ve uzun vadeli dış yatırımlarla finanse edilebilmesi olmalıdır. Öte yandan arzuladığımız büyümeyi istikrarlı biçimde gerçekleştirebilmek için ulusal tasarruf oranımızı da artırmamız gerekmektedir. Özel sektör olarak, daha fazla iç kaynak yaratıp, kârlarımızı uzun vadeli yatırımlara yöneltmemiz, hem şirketlerimizin gücünü artıracak, hem de Türkiye’nin sürekli olarak hızlı büyümesini sağlayacaktır.

Girişimcilerimizin gerçekleştirdikleri yeni kuşaklara da örnek teşkil edecek faaliyetleri, iç piyasalarda dinamizmin sürmesi, ekonomimizin dışa açılması ve şirketlerimizin şeffaflaşmasına katkı sağlayan başta yeni Türk Ticaret Kanunu olmak üzere yasama faaliyetleri, uluslararası alanda takdir kazanan maliye ve para politikaları, sürekli zenginleşen beşeri sermayemiz, güven veren siyasi ortam, ülkemizin atılım sürecine katkı sağlayan somut etkenler olarak sıralanabilir. Devam eden yıllarda bu gelişimi sürdürülebilir kılmak adına, ekonomik ve siyasi alanlardaki faaliyetlerin hızlı ve etkin işlemesi amacıyla başta yeni anayasa çalışmaları olmak üzere ihtiyacımız olan yasal ve yapısal reformların gerçekleştirilmesi de gerekmektedir.

AA  GRUP  olarak dünya standartlarındaki ürün-hizmet kalitesiyle ve sürdürülebilir başarı hedefiyle küresel bir oyuncu olma yolunda hızla ilerliyoruz.  Faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde yenilikçi teknolojileri iş süreçlerine  yansıtarak yaptığımız  işlerin sürdürülebilir olması en önemli  yönetim kriterimizdir.  Bizim için sürdürülebilirliğin kaynaği karlı büyümedir. Grubumuzdaki başarıyı ve istikrarı etkin işletme sermayesi ve risk yönetimi paralelinde meydana gelen karlı büyümeye borçluyuz. Tüm çalışanlarımızın özverili ve verimli çalışmalarıyla siz değerli paydaşlarımız için değer yaratmaya devam ettik ve devam da edeceğiz.

Dünyadaki küresel gelişmelere uyum sağlayarak, trendleri ve riskleri iyi okuyarak  faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde uzun vadeli yatırımlara hız vereceğiz, daha hızlı büyüyüp şirketlerimizi daha da güçlendireceğiz, müşteri ve pazarlarımıza daha yakın olacağız, innovasyona önem ve öncelik vereceğiz,  karlılık ve verimliliğimizi sağlayacak yeniliklerin ve keşiflerin içinde olacağız.

Hizmet verdiğimiz her ülkede kendimizi evimizde, o büyük ailenin bir ferdi olarak hissediyoruz. Bu bilinçle yatırım ve hizmetlerimizi daha da derinleştirerek, o toplumdan aldıklarımızı yine o toplumla paylaşarak onların hayatlarını kolaylaştırmak için çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz.

A&A  markası, duruşumuzla bütünleşmiş olan yenilikçiliği, girişimciliği, sürdürülebilirliği ve sosyal sorumluluk bilincini temsil eden bir semboldür. Ulusal ve uluslararası alanda elde ettiği itibarı en önemli değerler bütünü olarak el üstünde tutan Grubumuz, başarılarının ülkemizin başarısı olduğu bilinciyle hareket ediyor. İtibarlı bir dünya şirketi ve bölgesel güç olma hedefi ile çıktığımız başarı yolculuğunda, en büyük desteği özverili çalışanlarımızdan, ortaklarımızdan ve sosyal paydaşlarımızdan alıyoruz.

Bu vesile ile grubumuzun başarısında emeği geçen değerli çalışanlarımıza, grubumuza duydukları güven ve verdikleri destek için müşterilerimize, tüm ekonomik ve sosyal paydaşlarımıza ve de yerel ve küresel ortaklarımıza teşekkür ediyorum.

 

Saygılarımla,

Ahmet KAPLAN

Yönetim Kurulu Başkanı